Tasavvuf, klasik literatürü büyük ölçüde Hicrî III. ve IV. yüzyıllarda tamamlanmış, alanı İslâm ahlâkı ve dindarlığı olarak temeyyüz etmiş temel İslâm ilimlerinden biridir. Tekke ve tarikatlar vasıtasıyla sosyal hayatın vazgeçilmez unsurlarından biri olarak ön plana çıkan tasavvuf, söz konusu kurumların Cumhuriyet döneminde kapatılmasıyla beraber bir üniversite ortamında ilk defa 1924’te Darülfünûn İlahiyat Fakültesi’nde Mehmet Ali Aynî tarafından haftada iki saat ders olarak okutulmaya başlanmıştır. Daha sonra 1949’da açılan İlahiyat Fakültesi’nde ders olarak okutulmak istenmişse de girişimler başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Bunu takip eden süreçte, 1998’den itibaren ülkemizdeki İlahiyat Fakültelerinin IV. yarıyıl dönemlerinde Tasavvuf Tarihi ve Felsefesi zorunlu ders olarak müfredata girmiştir. Bu anabilim dalı çatısı altında tasavvufun gelişim aşamaları; İslam düşüncesi içerisindeki yeri ve diğer bilimlerle ilişkisi; belli başlı klasik ve modern literatür; sufilerin İslâm düşüncesine yaptığı katkılar; sosyal hayatın unsurları olarak tekke ve zaviyeler; erken dönemden itibaren yayılmaya başlamış tarikatlar ve günümüzdeki durumları gibi konular ele alınmakta ve günümüz şartlarında tasavvufî düşüncenin imkânı ve yeri tartışılmaktadır. Fakültemizde lisans ve lisansüstü dönemlerinde tasavvufu konu edinen çeşitli dersler okutulmaktadır. Ülkemizde genel olarak ilahiyat çalışmalarında olduğu gibi tasavvuf ile ilgili akademik çalışmaların da özellikle son 20 yılda gelişme gösterdiği söylenebilir. Büyük çoğunluğu tasavvuf tarihinin önde gelen şahsiyetleri hakkındaki monografilerden oluşan bu çalışmalar, tasavvufun nazari yönünü ele alan ve fıkıh, kelâm, felsefe gibi disiplinlerle tasavvufun ilişkisini tartışan daha derinlikli çalışmalarla desteklenmeyi beklemektedir.


Akademik Kadro

Dr. Öğr. Üyesi Hacı Bayram Başer (Ana Bilim Dalı Başkanı)

Arş. Gör. Tuğba Saygın
 

Etiket: Tasavvuf